"beat up" in Turkish
Definition
Birini defalarca dövüp ciddi şekilde yaralamak; ayrıca, çok eski ya da yıpranmış eşya için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'beat up' gayri resmi ve şiddet barındırır; genellikle 'birini dövmek' için kullanılır. Sıfat olarak kullanıldığında eski/yıpranmış anlamı taşır. 'beat' ya da 'make up' ile karıştırmayın.
Examples
Three boys tried to beat up my brother after school.
Üç çocuk okul çıkışında kardeşimi **dövüp hırpalamaya** çalıştı.
The thieves beat up the man and stole his wallet.
Hırsızlar adamı **dövüp hırpaladı** ve cüzdanını çaldı.
My bike is so beat up that it barely works.
Bisikletim o kadar **yıpranmış** ki doğru düzgün çalışmıyor.
If you keep talking like that, someone might beat you up one day.
Böyle konuşmaya devam edersen bir gün biri seni **dövüp hırpalayabilir**.
He drives a beat-up old truck, but he loves it.
Eski, **yıpranmış** bir kamyon sürüyor ama onu çok seviyor.
My shoes got really beat up after the hike.
Yürüyüşten sonra ayakkabılarım çok **yıprandı**.