"be in luck" in Turkish
Definition
Bir kişinin belli bir anda veya durumda beklenmedik şekilde şansının yaver gitmesi.
Usage Notes (Turkish)
Sadece belirli bir durumda ani şans için kullanılır, genel şansı belirtmek için değil. Genellikle 'You’re in luck!' gibi tepkilerde geçer.
Examples
You are in luck—there's one ticket left.
**Şanslısın**—bir bilet kaldı.
If you want to see the manager, you are in luck. He is here today.
Yöneticiyle görüşmek istiyorsan, **şanslısın**. Bugün burada.
You are in luck because the store is still open.
**Şanslısın**, çünkü dükkan hâlâ açık.
Looks like you are in luck—I just baked fresh cookies.
Görünüşe göre **şanslısın**—yeni kurabiye yaptım.
Wow, you are in luck! This is the last one.
Vay, **şanslısın**! Bu sonuncusu.
You forgot your umbrella, but you are in luck—it stopped raining.
Şemsiyeni unuttun ama **şanslısın**—yağmur durmuş.