"bawl" in Turkish
Definition
Bir kişi üzüldüğünde ya da canı yandığında yüksek sesle ve gürültülü bir şekilde ağlamak. Genellikle çocuklar için kullanılır, ama yetişkinler için de geçerlidir.
Usage Notes (Turkish)
'Ağlayarak bağırmak' oldukça samimi ve duygusal bir ifadedir; çocuklar için daha çok kullanılır, fakat yetişkinlerde de geçebilir. 'bawl your eyes out' = 'gözyaşlarına boğulmak', 'bawl like a baby' = 'bebek gibi ağlamak'. Resmî dilde kullanılmaz.
Examples
The baby began to bawl when it was hungry.
Bebek acıktığında **ağlamaya bağırmaya** başladı.
Don't bawl in the store; let's go home first.
Mağazada **bağırarak ağlama**; önce eve gidelim.
He started to bawl after falling off his bike.
Bisikletten düşünce **ağlamaya bağırmaya** başladı.
She bawled her eyes out when her cat ran away.
Kedisi kaçınca **hıçkıra hıçkıra ağladı**.
I could hear someone bawling in the next room all night.
Tüm gece boyunca yan odadan birisinin **ağlayarak bağırdığını** duydum.
Kids were bawling so loudly that the teacher had to step in.
Çocuklar o kadar yüksek sesle **ağlıyordu** ki öğretmen müdahale etmek zorunda kaldı.