"bad business" in Turkish
Definition
Dürüst olmayan, mantıksız veya olumsuz sonuçlara yol açabilecek durum ya da iş. Aynı zamanda adaletsiz veya sorun çıkaran durumlar için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük, samimi konuşmalarda tercih edilir. Hem gerçek ticaret işleri için hem de genel olarak yanlış, tehlikeli veya ahlaksız durumlar için kullanılabilir.
Examples
This is a bad business. You will lose money.
Bu **kötü iş**. Para kaybedeceksin.
Stealing from others is always bad business.
Başkalarından çalmak her zaman **ahlaksızlıktır**.
Getting involved with them is bad business.
Onlarla uğraşmak **sakıncalı durum**.
That whole contract turned out to be bad business; we should have read the fine print.
Bu sözleşmenin tamamı **kötü iş** çıktı; küçük yazıyı okusaydık keşke.
Gossiping about your friends is just bad business.
Arkadaşların hakkında dedikodu yapmak tam bir **ahlaksızlık**.
Trust me, lending him money is bad business—he never pays anyone back.
Bana güven, ona borç vermek **kötü iş**—kimseye parasını geri vermez.