"at loggerheads" in Turkish
Definition
Eğer iki kişi veya grup şiddetli anlaşmazlık içindeyse, ciddi bir tartışma yaşıyor ve anlaşamıyor demektir.
Usage Notes (Turkish)
Bu deyim resmi/nötrdür, genellikle yazılı dilde veya ciddi anlaşmazlıklarda kullanılır. 'be at loggerheads with (birisi)' şeklinde sık görülür. Ufak anlaşmazlıklar için değildir; fiziksel kavga anlamı yoktur.
Examples
The two neighbors are at loggerheads over the fence.
İki komşu çit konusunda **şiddetli anlaşmazlık içinde**.
The company and the workers are at loggerheads about salaries.
Şirket ve işçiler maaşlar konusunda **şiddetli anlaşmazlık içinde**.
My sister and I were at loggerheads growing up.
Kız kardeşimle çocukken **şiddetli anlaşmazlık içindeydik**.
Those two politicians have been at loggerheads for years, especially on education policy.
Bu iki siyasetçi, özellikle eğitim politikası konusunda yıllardır **çatışma halinde**.
We’re at loggerheads with management again over the holiday schedule.
Yine tatil programı konusunda yönetimle **şiddetli anlaşmazlık içindeyiz**.
Environmentalists and developers are at loggerheads over the new highway project.
Çevreciler ve geliştiriciler yeni otoyol projesi konusunda **çatışma halinde**.