"aquiver" in Turkish
Definition
Heyecandan ya da beklentiyle hafifçe titremek ya da içten içe coşku hissetmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik dilde nadiren kullanılır, genellikle edebi veya şiirsel metinlerde yer alır; heyecan, kaygı gibi duyguları tanımlarken kullanılır. 'Shaking' (sadece fiziksel titreme) ile aynı anlama gelmez.
Examples
Her hands were aquiver with nervousness.
Eller **titrek** halde heyecan içindeydi.
The leaves were aquiver in the wind.
Yapraklar rüzgarda **titrek** durumdaydı.
She felt aquiver with excitement before the show.
Gösteriden önce heyecandan **titrek** hissediyordu.
My heart was aquiver as I waited for the results.
Sonuçları beklerken kalbim **titrek** haldeydi.
The whole room was aquiver with anticipation.
Bütün oda heyecanla **titrek** durumdaydı.
He listened, aquiver with fear, for any sound in the darkness.
O, korkudan **titrek** halde karanlıkta bir ses bekliyordu.