"ambivalence" in Turkish
Definition
Bir kişi ya da durum hakkında aynı anda hem olumlu hem olumsuz duygular hissetmek durumu.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok psikoloji ve resmi tartışmalarda kullanılır; günlük konuşmada nadirdir. 'ambivalans hissetmek', 'ambivalans ifade etmek' gibi ifadelerle karşılaşılır.
Examples
I felt ambivalence about moving to a new city.
Yeni bir şehre taşınma konusunda **çelişkili duygular** yaşadım.
Her ambivalence made it difficult to make a decision.
Onun **çelişkili duyguları** karar vermeyi zorlaştırdı.
There is often ambivalence about starting something new.
Yeni bir şeye başlarken genellikle **çelişkili duygular** olur.
His ambivalence toward his job shows in the way he talks about it.
İşine karşı duyduğu **çelişkili duygular** konuşmasında belli oluyor.
You can see the ambivalence in her face when she talks about her childhood.
Çocukluğundan bahsederken yüzünde **çelişkili duyguları** görebilirsiniz.
I have a lot of ambivalence about quitting my job—even though I know it's the right thing to do.
İşimden ayrılmak konusunda çok fazla **çelişkili duygu** yaşıyorum—bunun doğru olduğunu bilsem de.