"aligning" in Turkish
Definition
Nesneleri düz bir çizgi hâline getirmek veya fikirleri, planları birbiriyle uyumlu hâle getirmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle iş, teknik veya takım çalışmalarında kullanılır. Hem fiziksel dizme hem de fikir, plan uyumunu ifade eder.
Examples
The students are aligning the chairs in a row.
Öğrenciler sandalyeleri bir sıraya **hizalıyor**.
She is aligning the papers so they look neat.
O, kağıtları düzenli görünmeleri için **hizalıyor**.
We are aligning our ideas for the project.
Projede fikirlerimizi **uyumluyoruz**.
The company is aligning its strategy with customer needs.
Şirket stratejisini müşteri ihtiyaçlarına **uyumluyor**.
He spent some time aligning the wheels of his bike.
Bisikletinin tekerlerini **hizalamak** için biraz zaman harcadı.
It's important that everyone is aligning with the team's vision.
Herkesin takımın vizyonuyla **uyumlu olması** önemlidir.