"alarmist" in Turkish
Definition
Tehlike veya sorunları abartarak insanlarda gereksiz endişe veya panik yaratan kişidir. Gereğinden fazla korkutucu uyarılar için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz bir anlam taşır; birine 'felaket tellalı' demek, abartılı tepki verdiğini veya paniğe neden olmaya çalıştığını gösterir. Özellikle haber, siyaset veya sağlık konularında kullanılır. 'Alarming' ile aynı değildir.
Examples
He was called an alarmist for warning about a possible storm.
Olası bir fırtına hakkında uyardığı için ona **felaket tellalı** denildi.
Don't be an alarmist; things are not that bad.
**Felaket tellalı** olma; durum o kadar da kötü değil.
Some news reports are too alarmist.
Bazı haberler çok **felaket tellalı**.
He's not just being an alarmist—there are real reasons to worry this time.
O sadece bir **felaket tellalı** değil—bu sefer gerçekten endişelenmek için sebepler var.
People dismissed her as an alarmist, but her predictions came true.
İnsanlar onu bir **felaket tellalı** olarak küçümsedi, ancak öngörüleri doğru çıktı.
That article sounds a bit alarmist—let's check the facts first.
Bu makale biraz **felaket tellalı** gibi geliyor—önce bir doğruları kontrol edelim.