Herhangi bir kelime yazın!

"against the grain" in Turkish

alışılmışa aykırıdoğal akışa ters

Definition

Alışılmış, beklenen ya da doğal düzene aykırı şekilde davranmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle toplumsal kurallara veya beklentilere karşı yapılan işler için kullanılır; fiziksel anlamı olsa da (ör. ahşap kesmek), en çok mecazi anlamda kullanılır.

Examples

He has always acted against the grain.

O her zaman **alışılmışa aykırı** davrandı.

Cutting wood against the grain makes it rough.

Odunu **doğal akışa ters** kesmek, yüzeyini pürüzlü yapar.

Her opinions often go against the grain.

Onun fikirleri sıkça **alışılmışa aykırı** olur.

Speaking up at the meeting felt against the grain, but I had to do it.

Toplantıda konuşmak **alışılmışa aykırı** geldi ama yapmak zorundaydım.

Wearing bright colors goes against the grain in this conservative office.

Bu tutucu ofiste parlak renkler giymek **alışılmışa aykırı** sayılır.

It goes against the grain for him to follow rules blindly.

Kurallara körü körüne uymak onun için **alışılmışa aykırı**.