"against the clock" in Turkish
Definition
'Zamanla yarışmak' bir işi bitirmek için zamanın az kaldığı durumda, olabildiğince hızlı hareket etmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
İfade genel olarak gayri resmi ve bitirme süresi az olan (iş, sınav, spor gibi) durumlarda kullanılır. Zaman baskısı olmayan durumlarda kullanmayın.
Examples
We're working against the clock to finish the project.
Projeyi bitirmek için **zamanla yarışıyoruz**.
The students worked against the clock to finish their exam.
Öğrenciler sınavlarını bitirmek için **zamanla yarıştı**.
She raced against the clock to catch her train.
O, trenini yakalamak için **zamanla yarıştı**.
With the deadline so close, we're really against the clock now.
Son teslim tarihi bu kadar yakınken, şu anda gerçekten **zamanla yarışıyoruz**.
I finished my assignment just against the clock, seconds before it was due.
Ödevimi tam zamanında, son saniyelerde **zamanla yarışarak** bitirdim.
Whenever we're against the clock, our team pulls together and gets things done.
Ne zaman **zamanla yarışsak**, ekibimiz birlik olur ve işleri halleder.