Herhangi bir kelime yazın!

"accuser" in Turkish

suçlayandavacı (hukukta)

Definition

Bir kişinin kötü veya yasa dışı bir şey yaptığı iddiasında bulunan kişi, özellikle mahkeme veya kamuya açık durumlarda.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya hukuki konularda kullanılır, günlük konuşmada nadiren geçer. 'Suçlanan' yani 'accused' ile karşıt anlamlıdır.

Examples

People often forget that the accuser might also face pressure and threats.

İnsanlar, **suçlayan**ın da baskı ve tehditle karşılaşabileceğini sıkça unutur.

The accuser told the judge what happened.

**Suçlayan** hâkime olanları anlattı.

The accuser and accused sat in the same room.

**Suçlayan** ve sanık aynı odada oturdu.

The police listened carefully to the accuser.

Polis **suçlayan**ı dikkatlice dinledi.

Sometimes the accuser just wants attention, not justice.

Bazen **suçlayan** adalet değil, sadece ilgi ister.

The story changed after the accuser was questioned by lawyers.

Avukatlar **suçlayanı** sorguya çekince hikâye değişti.