"abiding" in Turkish
Definition
Uzun süre devam eden ve kolayca değişmeyen veya bitmeyen bir şey.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla edebi veya resmi ifadelerde kullanılır; 'abiding love', 'abiding respect' gibi. Günlük konuşmada enderdir. 'abide' (katlanmak veya kurallara uymak) ile karıştırmayın.
Examples
She has an abiding love for her hometown.
Memleketine karşı **kalıcı** bir sevgisi var.
He felt an abiding interest in science.
Bilime karşı **sürekli** bir ilgisi vardı.
Their friendship is abiding despite the distance.
Mesafeye rağmen dostlukları **kalıcı**.
She has an abiding memory of her grandfather's stories.
Büyükbabasının hikâyeleri hakkında **kalıcı** bir anısı var.
There was an abiding sense of hope in the community.
Toplumda **kalıcı** bir umut duygusu vardı.
What I admire most about her is her abiding respect for others.
Onda en çok takdir ettiğim şey başkalarına olan **kalıcı** saygısıdır.