Herhangi bir kelime yazın!

"a tight race" in Turkish

başabaş yarışçok çekişmeli yarış

Definition

Katılımcıların kazanma şanslarının neredeyse eşit olduğu, sonucunun çok yakın olduğu bir yarışma ya da müsabaka.

Usage Notes (Turkish)

'A tight race' en çok spor ve seçimlerde kullanılır; herhangi bir yakın rekabet için de söylenebilir. Benzer ifadeler: 'a close race', 'neck and neck'. Fiziksel sıkılık ya da öfkeyle ilgisi yoktur, sonuçların ne kadar yakın olduğunu gösterir.

Examples

It was a tight race between the two runners.

İki koşucu arasında **başabaş bir yarış** oldu.

The election was a tight race until the very end.

Seçim, sonuna kadar **çok çekişmeli bir yarış** oldu.

It was a tight race, but she won by one point.

**Başabaş bir yarış**tı, ama o bir puan farkla kazandı.

Wow, that was a tight race—no one knew who would win!

Vay canına, **başabaş bir yarıştı**—kim kazanacak kimse bilmiyordu!

The teams were neck and neck in a tight race for first place.

Takımlar birincilik için **başabaş yarış** halindeydiler.

You could feel the excitement during a tight race like that.

Böyle **çok çekişmeli bir yarış** sırasında heyecanı hissedebiliyordun.