"a lucky break" in Turkish
Definition
Başarıya ya da ilerlemeye beklenmedik şekilde yardımcı olan ani ve olumlu bir fırsat veya şans.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan, sıkça konuşma dilinde; uzun süren bekleyişten, zorluktan sonra gelen ani ve güzel fırsatlar için kullanılır. Hem büyük hem küçük şanslarla ilgili olabilir.
Examples
Getting this job was a lucky break for me.
Bu işi almak benim için **şanslı bir fırsattı**.
She had a lucky break and won the lottery.
O, **beklenmedik talih** yaşadı ve piyangoyu kazandı.
Meeting his teacher was a lucky break in his life.
Öğretmeniyle tanışmak hayatında **şanslı bir fırsattı**.
After years of hard work, landing that contract was finally a lucky break.
Yıllarca çok çalıştıktan sonra o sözleşmeyi almak sonunda **şanslı bir fırsat** oldu.
I never expected a lucky break like this to come my way.
Böyle bir **beklenmedik talih** başıma gelecek hiç aklıma gelmezdi.
Sometimes, all it takes is a lucky break to change your life.
Bazen, hayatını değiştirmek için tek bir **şanslı bir fırsat** yeterlidir.