Herhangi bir kelime yazın!

"a foothold" in Turkish

dayanak noktasıtutunma noktası

Definition

Yeni bir işte, pazarda ya da ortamda ilerleyebilmek için oluşturulan sağlam pozisyon veya destek.

Usage Notes (Turkish)

En çok 'gain/get/establish a foothold' kalıpları ile iş hayatı veya pazar için kullanılır. Günlük konuşmada nadiren görülür.

Examples

He worked hard to get a foothold in the industry.

Sektörde **dayanak noktası** elde etmek için çok çalıştı.

This small shop gave her a foothold in the city market.

Bu küçük dükkan ona şehir pazarında **dayanak noktası** sağladı.

The company finally gained a foothold in Europe.

Şirket sonunda Avrupa'da **tutunma noktası** kazandı.

After months of networking, she managed to establish a foothold in the tech scene.

Aylarca bağlantı kurduktan sonra teknoloji sektöründe **dayanak noktası** kurmayı başardı.

It's hard for new brands to get a foothold in such a competitive market.

Bu kadar rekabetçi bir pazarda yeni markaların **dayanak noktası** bulması zordur.

Without a foothold, it's impossible to climb any higher on this wall.

**Dayanak noktası** olmadan, bu duvarda daha yükseğe tırmanmak imkansız.