"winking" in Turkish
Definition
Bir gözü hızlıca kapatıp açmak; genellikle bir işaret vermek, şaka yapmak ya da samimiyet veya bir sırrı göstermek için yapılır.
Usage Notes (Turkish)
'Göz kırpma' gayriresmî ve dostça ortamlar için uygundur; resmî ortamlarda kullanılmaz. 'Göz kırpma' (kısa ve sık aralıklarla iki gözün kapanması, yani kırpışma) ile karıştırılmamalı.
Examples
She is winking at her friend across the room.
O, odanın karşısındaki arkadaşına **göz kırpıyor**.
The boy kept winking during the photo.
Çocuk, fotoğraf sırasında sürekli **göz kırpıyordu**.
Her dad stopped winking when he saw her teacher.
Babası, öğretmenini görünce **göz kırpmayı** bıraktı.
He walked by, winking to let me know it was our secret.
Geçerken **göz kırparak** bunun bizim sırrımız olduğunu anlattı.
Stop winking—you’re making it too obvious!
**Göz kırpmayı** bırak—çok belli ediyorsun!
She sent a winking emoji instead of saying anything.
O, bir şey söylemek yerine **göz kırpma** emojisi gönderdi.