"wildness" in Turkish
Definition
Bir şeyin kontrolsüz, doğal ya da evcilleştirilmemiş olması durumu; doğa, yer veya insan davranışı hakkında kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle edebi veya resmi dilde kullanılır. 'the wildness of the forest' doğanın sertliğini, 'the wildness of his ideas' ise özgür ve çılgın fikirleri anlatır. Günlük konuşmada pek kullanılmaz.
Examples
The lion shows its wildness when hunting.
Aslan avlanırken **vahşiliğini** gösterir.
She admired the wildness of the mountains.
Dağların **yabaniliğine** hayran kaldı.
Children often have a certain wildness in their play.
Çocuklar oyunlarında belli bir **vahşilik** gösterirler.
There's a real wildness to her creativity that sets her apart.
Onun yaratıcılığında gerçekten onu farklı kılan bir **vahşilik** var.
After days in the city, I longed for the wildness of the countryside.
Şehirde geçen günlerden sonra, kırsalın **yabaniliğini** özledim.
You could sense a wildness in his laughter that was a little contagious.
Kahkahasında enfes bir **vahşilik** vardı; biraz da bulaşıcıydı.