"weave through" in Turkish
Definition
Engellerin veya kalabalığın arasından sürekli yön değiştirerek ustaca geçmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'trafik', 'kalabalık' ya da 'ağaçlar'ın arasından kıvrak şekilde geçmek için kullanılır. Düz yürüyüşler için uygun değildir.
Examples
The cyclist weaved through the busy street.
Bisikletli, kalabalık caddede **kıvrılarak geçti**.
She weaved through the crowd to find her friends.
Arkadaşlarını bulmak için kalabalığın arasında **aralardan süzüldü**.
The dog weaved through the chairs looking for food.
Köpek, yemek aramak için sandalyelerin arasından **kıvrılarak geçti**.
Cars were weaving through traffic to avoid delays.
Arabalar, gecikmeden kaçmak için trafikte **kıvrıla kıvrıla gidiyordu**.
He skillfully weaved through the trees on his snowboard.
Snowboard’uyla ağaçların arasında ustaca **kıvrılarak geçti**.
I had to weave through piles of boxes just to get to the door.
Kapıya ulaşabilmek için kutu yığınlarının arasından **kıvrılarak geçmek zorunda kaldım**.