아무 단어나 입력하세요!

"weave into" in Turkish

içine katmakharmanlamak

Definition

Bir öğeyi veya fikri, başka bir bütün içerisine doğal bir şekilde karıştırmak veya dahil etmek.

Usage Notes (Turkish)

Somut (örneğin, kumaş) ve soyut (örneğin, fikirler, hikâyeler) olarak kullanılabilir. En çok 'bir şeyi başka bir şeyin içine katmak' anlamında geçer.

Examples

She likes to weave old stories into her paintings.

Eski hikâyeleri resimlerine **içine katmayı** sever.

The chef weaves different spices into every dish.

Şef her yemeğe farklı baharatları **içine katıyor**.

They weave important lessons into the story.

Hikâyeye önemli dersleri **harmanlıyorlar**.

She found a way to weave her personal experiences into the speech.

Kişisel deneyimlerini konuşmasına **katacak** bir yol buldu.

The director skillfully wove humor into the movie's dramatic scenes.

Yönetmen, filmin dramatik sahnelerine mizahı ustalıkla **harmanladı**.

Modern fashion often weaves different cultures into its designs.

Modern moda, farklı kültürleri tasarımlarına sıkça **içine katıyor**.