"walk right in" in Turkish
Definition
Tereddüt etmeden veya izin beklemeden, genellikle kapıyı çalmadan hemen bir yere girmek.
Usage Notes (Turkish)
Samimi bir şekilde davet etmek için ('Just walk right in.') veya biri habersiz girdiğinde şaşkınlık ya da memnuniyetsizlik ifade etmek için kullanılır.
Examples
You can walk right in when you arrive.
Geldiğinde **doğrudan içeri girebilirsin**.
Please walk right in and have a seat.
Lütfen **doğrudan içeri girin** ve oturun.
He didn't knock; he just walked right in.
O kapıyı çalmadı; sadece **doğrudan içeri girdi**.
If the door's open, just walk right in—don't worry about knocking.
Kapı açıksa, sadece **doğrudan içeri girin**—kapıyı çalmaya gerek yok.
Customers are welcome to walk right in—no appointment necessary.
Müşteriler **doğrudan içeri girebilir**—randevu gerekmez.
I was surprised when she just walked right in during my meeting!
Toplantım sırasında onun birden **doğrudan içeri girmesine** şaşırdım!