"waiting game" in Turkish
Definition
Avantaj sağlamak için birinin önce hareket etmesini ya da durumun değişmesini bekleyerek yapılan bilinçli bekleyiş durumudur.
Usage Notes (Turkish)
Sadece beklemekten farklıdır; içinde strateji ve bilinçli bir sabır vardır. Daha çok pazarlık, ilişki veya rekabet ortamında kullanılır. 'play a waiting game', 'it’s a waiting game' gibi kalıplarla geçer.
Examples
We are playing the waiting game with our job applications.
İş başvurularında **bekleme oyunu** oynuyoruz.
It’s a waiting game to see who will call first.
Kimin önce arayacağı tam bir **bekleme oyunu**.
Sometimes business is just a waiting game.
Bazen iş dünyası sadece bir **bekleme oyunu**dur.
Investors are playing a waiting game until the market settles down.
Yatırımcılar, piyasa sakinleşene kadar **bekleme oyunu** oynuyor.
I hate this waiting game—can’t someone just make a decision?
Bu **bekleme oyunu**ndan nefret ediyorum—birisi artık bir karar verse ya!
Negotiating salaries often turns into a waiting game between employer and employee.
Maaş görüşmeleri genellikle işveren ve çalışan arasında bir **bekleme oyunu**na dönüşür.