"verboten" in Turkish
Definition
Kurallar veya yasa tarafından kesinlikle yasaklanmış olan şeyler için kullanılır; yapılmasına kesinlikle izin verilmez.
Usage Notes (Turkish)
Resmi, yasal veya mizahi ortamlarda kullanılır; 'kesinlikle yasak alan' gibi ifadelerde rastlanır. Gündelik konuşmada nadirdir.
Examples
Smoking here is strictly verboten.
Burada sigara içmek **kesinlikle yasaktır**.
Entering this room is verboten without permission.
Bu odaya izinsiz girmek **kesinlikle yasak**.
Photography is verboten during the performance.
Gösteri sırasında fotoğraf çekmek **kesinlikle yasaktır**.
Talking about politics at family dinners used to be totally verboten.
Aile yemeklerinde siyaset hakkında konuşmak eskiden tamamen **kesinlikle yasaktı**.
That kind of behavior is absolutely verboten at school.
Bu tür davranışlar okulda kesinlikle **yasaktır**.
Sneaking snacks into the cinema? Totally verboten, but everyone does it.
Sinema salonuna gizlice atıştırmalık sokmak mı? Tamamen **kesinlikle yasak**, ama herkes yapıyor.