"venture on" in Turkish
Definition
Yeni, zor veya riskli bir şeyi cesaretle yapmaya kalkışmak.
Usage Notes (Turkish)
Biraz resmi ve edebi bir kalıp, hikayelerde veya raporlarda ('venture on a trip') sık. Cesaret, risk anlamında kullanılır; gündelik konuşmada nadir.
Examples
He decided to venture on a long journey alone.
O, tek başına uzun bir yolculuğa **göze almaya** karar verdi.
You should not venture on dangerous roads at night.
Geceleri tehlikeli yollara **göze alıp** gitmemelisin.
Few people dare to venture on speaking in public.
Çok az insan halka açık konuşmayı **göze alır**.
She didn't want to venture on a guess without more information.
Daha fazla bilgi olmadan **tahmin yapmayı** göze almak istemedi.
After much thought, he finally ventured on asking her out.
Çok düşündükten sonra, sonunda onu dışarı davet etmeyi **göze aldı**.
No one was willing to venture on that thin ice.
Kimse o ince buzun üzerine çıkmayı **göze almadı**.