"up against" in Turkish
Definition
Zorlu bir sorun, rakip veya durumla karşılaşmak; birisi veya bir şeyle doğrudan rekabette ya da çatışmada olmak.
Usage Notes (Turkish)
Gayri resmi ifadelerde, zorlu rekabet veya sorunlarla karşı karşıya olma durumunda kullanılır ('up against a deadline', 'up against strong teams'). Fiziksel yakınlık için kullanılmaz.
Examples
We're up against a tight deadline at work.
İş yerinde sıkı bir teslim tarihiyle **karşı karşıyayız**.
The team is up against a strong opponent in the final.
Takım, finalde güçlü bir rakiple **karşı karşıya**.
She is up against some tough choices.
O bazı zorlu seçimlerle **karşı karşıya**.
Whenever we're up against big problems, we stick together.
Ne zaman büyük sorunlarla **karşı karşıya** kalsak, birlikte oluruz.
They're really up against it this semester, with all their exams and projects.
Bu dönem sınavlar ve projelerle gerçekten **zor durumdalar**.
Don't worry if you feel up against the odds—you can still succeed!
Eğer zor durumda olduğunu **hissediyorsan**, endişelenme—yine de başarılı olabilirsin!