"untrustworthy" in Turkish
Definition
Dürüst veya verdiği sözü tutacağına güvenilemeyen kişi ya da şey.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle insanlar veya bilgi kaynağı için kullanılır. 'dishonest'ten daha hafif; güvenilmeyen anlamındadır, yalan söylemek zorunda değildir. Resmidir, samimi ortamda kullanmayınız.
Examples
He is an untrustworthy worker.
O, **güvenilmez** bir işçi.
The source of this news is untrustworthy.
Bu haberin kaynağı **güvenilmez**.
I find her stories untrustworthy.
Onun hikayelerini **güvenilmez** buluyorum.
You can't leave your bag with someone so untrustworthy.
Bu kadar **güvenilmez** birine çantayı bırakamazsın.
That website looks pretty untrustworthy to me.
O site bana oldukça **güvenilmez** görünüyor.
After what happened, he knows people see him as untrustworthy.
Olanlardan sonra, insanların onu **güvenilmez** gördüğünü biliyor.