"untangle" in Turkish
Definition
Birbirine karışmış şeyleri ayırmak ya da karmaşık bir durumu daha anlaşılır veya çözülebilir hale getirmek.
Usage Notes (Turkish)
Hem fiziksel (kablo, saç gibi) hem de soyut (problem, ilişki gibi) karışıklıkları çözmek için kullanılır. 'untangle headphones', 'untangle the truth' şeklinde sık geçer.
Examples
Can you untangle these wires for me?
Bu kabloları benim için **çözer** misin?
It took me an hour to untangle my necklace.
Kolye **çözmem** bir saat sürdü.
She carefully tried to untangle her hair.
Saçını dikkatlice **çözmeye** çalıştı.
It took months to untangle the legal mess they were in.
İçinde bulundukları yasal karmaşayı **çözmek** aylar sürdü.
Sometimes it helps to talk things out so you can untangle your thoughts.
Bazen konuşmak, düşüncelerini **açmana** yardımcı olur.
Let’s see if we can untangle what really happened here.
Bakalım burada gerçekte ne olduğunu **çözeceğiz** mi.