"unsympathetic" in Turkish
Definition
Birinin duygularına veya sorunlarına karşı anlayış, şefkat veya destek göstermeyen.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime 'kaba' veya 'soğuk'tan daha resmidir. Genellikle empati veya teselli göstermeyen kişiler için kullanılır; ör. 'unsympathetic boss'. Sevilmeyen anlamına gelmez.
Examples
My manager was unsympathetic when I was sick.
Ben hasta olduğumda müdürüm oldukça **duygusuz** davrandı.
He gave an unsympathetic answer to her problem.
Onun sorununa **duygusuz** bir cevap verdi.
The school was unsympathetic to students' complaints.
Okul, öğrencilerin şikayetlerine karşı **anlayışsız** davrandı.
She comes across as a bit unsympathetic, but she’s just honest.
O biraz **duygusuz** gibi görünebilir, ancak aslında sadece dürüst.
Don’t be so unsympathetic toward people having a hard time.
Zor zamanlar geçiren insanlara bu kadar **duygusuz** olma.
His response was so unsympathetic that it made things worse.
Onun tepkisi o kadar **duygusuzdu** ki, işler daha da kötüleşti.