"unsuspected" in Turkish
Definition
Daha önce hiç beklenmeyen veya kimsenin şüphelenmediği bir durum ya da özellik, ortaya çıktığında şaşırtıcı olabilir.
Usage Notes (Turkish)
Resmi veya betimleyici metinlerde yaygındır; 'unsuspected problem', 'unsuspected talent' gibi kullanılır. Bir kişinin habersiz olmasını anlatmak için kullanılmaz, bunun için 'unaware' kullanılır.
Examples
The doctor found an unsuspected illness during the checkup.
Doktor muayenede **beklenmeyen** bir hastalık buldu.
They detected an unsuspected leak in the pipe.
Boruda **beklenmeyen** bir sızıntı tespit ettiler.
The team had unsuspected difficulties during the project.
Ekip proje sırasında **beklenmeyen** zorluklarla karşılaştı.
She discovered an unsuspected talent for painting later in life.
Hayatının ilerleyen dönemlerinde **beklenmeyen** bir resim yeteneği keşfetti.
There was an unsuspected connection between the two events.
İki olay arasında **beklenmeyen** bir bağlantı vardı.
Sometimes, the biggest change comes from an unsuspected place.
Bazen en büyük değişim **beklenmeyen** bir yerden gelir.