"unsubstantiated" in Turkish
Definition
Bir iddia, söylenti veya raporun hiçbir kanıtla desteklenmediği durum için kullanılır. Genellikle resmî ve akademik ortamlarda geçerlidir.
Usage Notes (Turkish)
En çok haber, hukuki veya akademik metinlerde kullanılır; 'unsubstantiated claim' ya da 'unsubstantiated rumor' gibi ifadelerle birlikte görülür. Kanıtı olan iddialarda kullanılmaz.
Examples
His accusation was unsubstantiated by any evidence.
Suçlaması hiçbir kanıtla **kanıtsız** kaldı.
The report included several unsubstantiated rumors.
Raporda birkaç **kanıtsız** söylenti yer aldı.
Do not spread unsubstantiated information.
**Kanıtsız** bilgiyi yaymayın.
That theory is interesting, but completely unsubstantiated so far.
Bu teori ilginç ama şu ana kadar tamamen **kanıtsız**.
People get angry when unsubstantiated claims are repeated online.
İnsanlar, **kanıtsız** iddialar internette tekrarlandığında sinirlenir.
She dismissed the story as unsubstantiated gossip.
Hikayeyi **kanıtsız** dedikodu olarak reddetti.