"unseasonable" in Turkish
Definition
O mevsimde beklenmeyen veya normal olmayan hava veya koşulları tanımlar; örneğin kışın sıcak hava veya yazın yağmur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hava ve iklim için kullanılır. Daha çok yazılı ve resmi bir ifadedir, günlük konuşmalarda nadir kullanılır. 'heat', 'cold', 'rain', 'weather' gibi kelimelerle sıkça birlikte yer alır.
Examples
We had unseasonable rain in July.
Temmuz ayında **mevsime aykırı** yağmur yağdı.
It felt very unseasonable to have snow in May.
Mayıs'ta kar yağması çok **mevsime aykırı** geldi.
The unseasonable heat made it hard to sleep last night.
Dün geceki **mevsime aykırı** sıcak yüzünden uyuyamadım.
People are wearing T-shirts in December because of the unseasonable weather.
Aralık ayında insanlar **mevsimsiz** hava yüzünden tişört giyiyor.
It's hard to plan a picnic with this unseasonable cold.
Bu **mevsime aykırı** soğukta piknik planlamak zor.
That thunderstorm was totally unseasonable for this time of year.
O gök gürültülü fırtına bu dönem için tamamen **mevsime aykırı**ydı.