"unrelenting" in Turkish
Definition
Hiç durmayan, hafiflemeyen veya yoğunluğu azalmayan durumlar için kullanılır. Genellikle çok zorlu veya yorucu şeyleri anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime ciddi veya edebi türde, özellikle 'amansız acı', 'amansız baskı' gibi zorlu, bitmeyen durumları anlatırken kullanılır. Olumlu kişiler için 'persistent' tercih edilir.
Examples
The desert sun was unrelenting.
Çöl güneşi **amansızdı**.
She faced unrelenting pressure at work.
İş yerinde **amansız** bir baskı ile karşılaştı.
The unrelenting rain flooded the streets.
**Durmak bilmeyen** yağmur sokakları sular altında bıraktı.
His unrelenting determination impressed everyone.
Takımın **amansız** kararlılığı herkesi etkiledi.
After hours of unrelenting questioning, he finally confessed.
Saatlerce süren **amansız** sorgudan sonra sonunda itiraf etti.
The team's unrelenting effort paid off in the end.
Takımın **amansız** çabası sonunda işe yaradı.