아무 단어나 입력하세요!

"unravelling" in Turkish

çözülmeaçığa çıkarma

Definition

Bir şeyin iplerini veya kısımlarını birbirinden ayırmak ya da gizli veya karmaşık bir durumu açığa çıkarmak.

Usage Notes (Turkish)

Hem gerçek anlamda ('bir kazağı çözmek'), hem de mecaz olarak ('bir sırrı çözmek') kullanılır. Mecazda daha edebi bir havası vardır.

Examples

She is unravelling the old sweater to reuse the yarn.

O, yünü tekrar kullanmak için eski kazağı **çözüyor**.

The scientist is unravelling the mystery of the disease.

Bilim insanı hastalığın gizemini **açığa çıkarıyor**.

The rope started unravelling after being cut.

İp kesildikten sonra **çözülmeye** başladı.

He spent years unravelling the history behind the old painting.

O, eski tablonun arkasındaki tarihi **çözmek** için yıllarını harcadı.

Bit by bit, the story was unravelling in front of their eyes.

Hikaye yavaş yavaş gözlerinin önünde **çözülüyordu**.

Her life felt like it was slowly unravelling after the accident.

Kazadan sonra hayatı yavaş yavaş **dağılıyormuş** gibi hissetti.