아무 단어나 입력하세요!

"unpremeditated" in Turkish

planlanmamışdüşünülmeden yapılan

Definition

Önceden planlanmadan, düşünülmeden veya niyet edilmeden gerçekleşen; anlık ya da içgüdüsel olarak yapılan.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi, hukuki veya edebi ortamlarda kullanılır. 'Planlanmamış suç' ya da 'planlanmamış söz' gibi. 'spontaneous' daha olumlu ve yaygın bir anlam taşır.

Examples

His reaction was completely unpremeditated.

Tepkisi tamamen **planlanmamıştı**.

The comment was unpremeditated and surprised everyone.

Yorum **planlanmadan** yapıldı ve herkesi şaşırttı.

It was an unpremeditated act of kindness.

Bu, **planlanmamış** bir iyilikti.

Her apology sounded unpremeditated, like she truly meant it.

Onun özrü **planlanmamış** gibiydi, sanki gerçekten içtendi.

The judge agreed it was an unpremeditated crime, not planned in advance.

Hakim, bunun önceden planlanmamış bir **suç** olduğuna katıldı.

Sometimes the best ideas are unpremeditated and just pop into your head.

Bazen en iyi fikirler **planlanmamış** olur ve birden aklına gelir.