"unconcerned" in Turkish
Definition
Bir duruma ya da probleme karşı endişesiz, ilgisiz veya tepkisiz olma durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle stresli veya ciddi durumlarda birinin tutumunu tanımlar; bazen umursamazlık ya da özgüven ima eder. 'Disinterested' ile karıştırmayın, o tarafsızlık anlamındadır.
Examples
She seemed unconcerned about the exam results.
Sınav sonuçları konusunda **kaygısız** görünüyordu.
He remained unconcerned during the argument.
Tartışma sırasında **kaygısız** kaldı.
The children were unconcerned by the storm outside.
Dışarıda fırtına olmasına rağmen çocuklar **kaygısızdı**.
He looked unconcerned even as everyone else panicked.
Herkes panik yaparken o **kaygısız** görünüyordu.
Her unconcerned attitude surprised her friends.
Onun **kaygısız** tavrı arkadaşlarını şaşırttı.
James appeared completely unconcerned by the news on TV.
James, televizyondaki haberlere tamamen **kaygısız** görünüyordu.