"uncivilised" in Turkish
Definition
Kültür, nezaket veya sosyal gelişimden yoksun kişi, davranış veya yerleri tanımlar. Genellikle kaba veya vahşi tavır anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yazılı ve resmi dilde kullanılır. 'medeniyetsiz davranış' veya tarihî bağlamlarda sık geçer. Günümüz insan toplulukları için kullanılmamalı.
Examples
Throwing trash on the ground is uncivilised.
Yere çöp atmak **medeniyetsiz** bir davranıştır.
Some people think loud music at night is uncivilised.
Bazı insanlar gece yüksek sesle müzik çalmanın **medeniyetsiz** olduğunu düşünür.
The teacher told the class their uncivilised behaviour was not acceptable.
Öğretmen, sınıfa onların **medeniyetsiz** davranışının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Some historians described the ancient tribe as uncivilised, but that view has changed over time.
Bazı tarihçiler, antik kabileyi **medeniyetsiz** olarak tanımlamıştı ancak bu görüş zamanla değişti.
People called his actions uncivilised, but he just didn't know the local customs.
İnsanlar onun hareketlerine **medeniyetsiz** dedi ama o sadece yerel adetleri bilmiyordu.
The way they shouted in the restaurant seemed pretty uncivilised to me.
Onların restoranda bağırma şekli bana oldukça **medeniyetsiz** geldi.