"unaccompanied" in Turkish
Definition
Bir kişinin yanında kimse olmadan, tek başına olması veya bir yere gitmesi anlamına gelir. Ayrıca müzik eşliği olmadan şarkı söylemek için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ya da resmi yazışmalarda sıkça geçer ('refakatsiz çocuk' gibi). Sıradan yalnızlık belirtmek için kullanılmaz.
Examples
The young boy traveled unaccompanied on the plane.
Küçük çocuk uçağa **refakatsiz** bindi.
She sang unaccompanied at the concert.
Konserde **yalnız** şarkı söyledi.
Children are not allowed to enter unaccompanied.
Çocukların **refakatsiz** girmesi yasaktır.
As an unaccompanied minor, he'll get extra help during his trip.
Bir **refakatsiz çocuk** olarak, yolculuğunda ekstra yardım alacak.
He walked home unaccompanied after the movie ended.
Film bittikten sonra eve **yalnız** yürüdü.
The soloist performed unaccompanied, and the audience was impressed.
Solist **refakatsiz** performans sergiledi ve seyirciler etkilendi.