"trump up" in Turkish
Definition
Birini haksız yere suçlamak için asılsız suçlama, bahane veya gerekçe uydurmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve hukuki durumlarda, özellikle 'uydurulmuş suçlama' (trumped-up charges) gibi deyimlerle kullanılır. Günlük konuşmada nadiren geçer.
Examples
The police tried to trump up charges against him.
Polis ona karşı suçlamaları **uydurmaya** çalıştı.
They were accused of trying to trump up reasons to fire their employee.
Çalışanlarını işten çıkarmak için **uydurma** nedenler bulmaya çalışmakla suçlandılar.
The dictator would often trump up charges against his opponents.
Diktatör sık sık rakiplerinin aleyhine suçlamaları **uydururdu**.
He was sent to jail on trumped-up charges because he spoke out.
O, konuştuğu için **uydurulmuş suçlamalar** ile hapse atıldı.
Don't let them trump up another excuse to delay the meeting.
Toplantıyı ertelemek için başka bir bahane **uydurmalarına** izin verme.
It's obvious the evidence was trumped up to make him look guilty.
Onu suçlu göstermek için delillerin **uydurulduğu** çok açık.