아무 단어나 입력하세요!

"trodden" in Turkish

çiğnenmişezilmiş (figüratif olarak)

Definition

‘Trodden’ genellikle bir şeyin üzerine çokça basılmış veya yürünmüş olduğunu, ve bazen de figüratif olarak ezilmiş ya da çokça deneyimlenmiş olduğunu anlatır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok edebi veya resmi dilde 'well-trodden path' gibi kalıplarla kullanılır. Fiziksel olarak çok basılmış ya da figüratif anlamda 'ezilmiş' fikirler veya insanlar için geçerli.

Examples

The grass was flat and trodden from many feet.

Çimenler pek çok ayaktan **çiğnenmiş** ve düzleşmişti.

She followed the trodden path through the woods.

Ormanın içindeki **çiğnenmiş** patikayı takip etti.

The old carpet looked very worn and trodden.

Eski halı çok yıpranmış ve **çiğnenmiş** görünüyordu.

That’s a well-trodden argument—we’ve heard it before.

Bu çok **çiğnenmiş** bir argüman—bunu daha önce duyduk.

He felt like a trodden man after years at that job.

Yıllarca o işi yaptıktan sonra kendini **ezilmiş** bir adam gibi hissediyordu.

Most tourists take the trodden route, but I wanted an adventure.

Çoğu turist **çiğnenmiş** rotayı takip eder, ama ben macera istedim.