"trickling" in Turkish
Definition
Sıvıların ince ve yavaş bir şekilde akması. Bazen insanlar veya bilgilerin yavaşça hareket etmesini anlatmak için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla sıvılar için kullanılır; insanlar veya bilgi gibi şeylerin yavaşça ve az sayıda hareketi için de geçerli. Güçlü akış için değil.
Examples
Water was trickling from the tap.
Musluktan su **süzülüyordu**.
Blood was trickling down his leg.
Bacağından kan **süzülüyordu**.
The rain started trickling down the window.
Yağmur camdan aşağı **süzülmeye** başladı.
People kept trickling into the hall during the speech.
Konuşma sırasında insanlar salona yavaş yavaş **süzülüyordu**.
Information about the accident was trickling out to the public.
Kaza hakkındaki bilgiler halka yavaşça **sızıyordu**.
Sweat was trickling down his face after the run.
Koşudan sonra yüzünden ter **süzülüyordu**.