"trickle out" in Turkish
Definition
Yavaşça, azar azar ortaya çıkmak veya bilinmek, sıvının damla damla çıkması gibi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayriresmîdir; bilgi, insan veya şeylerin yavaş yavaş dışarı çıkması için kullanılır. Ani ya da toplu çıkışlar için kullanılmaz.
Examples
Water began to trickle out of the faucet.
Musluktan su **yavaş yavaş çıkmaya** başladı.
People started to trickle out of the theater after the movie ended.
Film bitince insanlar sinemadan **yavaş yavaş çıkmaya** başladı.
Rumors slowly trickled out at school.
Okulda dedikodular **yavaş yavaş yayılmaya** başladı.
Attendance at the party began to trickle out as it got late.
Geç oldu mu partideki katılım **yavaş yavaş azalmaya** başladı.
As more details trickled out, the story became clearer.
Daha fazla ayrıntı **yavaş yavaş ortaya çıktıkça**, hikaye daha da netleşti.
Some students would trickle out during the last minutes of class.
Dersin son birkaç dakikasında bazı öğrenciler **yavaş yavaş dışarı çıkıyordu**.