아무 단어나 입력하세요!

"touch a nerve" in Turkish

yarasına dokunmakhassas bir noktaya değinmek

Definition

Birinin hassas veya duygusal bir konusuna değinip onu rahatsız etmek veya üzmek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle birini istemeden üzmek veya hassas bir noktaya değinmek anlamında kullanılır. 'Gerçekten', 'belli ki' gibi ifadelerle birlikte sıkça yer alır. Fiziksel bir temas anlamı yoktur.

Examples

Her comment about his job touched a nerve.

Onun işiyle ilgili yorumu **yarasına dokundu**.

I think I touched a nerve when I mentioned her ex-boyfriend.

Sanırım eski erkek arkadaşından bahsettiğimde **yarasına dokundum**.

His reaction showed that I touched a nerve.

Tepkisine bakınca **hassas bir noktaya değindiğim** belli oldu.

Wow, that question really touched a nerve—did you see her face?

Vay, o soru gerçekten **yarasına dokundu**—yüzünü gördün mü?

Sometimes honest feedback can touch a nerve, even if you mean well.

Bazen dürüst geri bildirim de, iyi niyetle olsa bile, **hassas bir noktaya değinebilir**.

Sorry, I didn't mean to touch a nerve with that joke.

Üzgünüm, o şakayla **yarasına dokunmak** istememiştim.