"toady" in Turkish
Definition
Güçlü veya önemli kişilere çıkar sağlamak için övgü yağdıran ve her dediğini onaylayan kişi.
Usage Notes (Turkish)
Olumsuz anlamda kullanılır; sahte davranışları belirtir. 'Yağcı' ve 'dalkavuk' sıkça eşanlamlıdır. Hem kişisel hem profesyonel ortamlarda kullanılır fakat günlük dilde az görülür.
Examples
He acts like a toady around the boss to get promotions.
Terfi almak için patronun yanında tam bir **yağcı** gibi davranıyor.
Nobody trusts a toady in the classroom.
Sınıfta kimse bir **yağcı**ya güvenmez.
She refused to be a toady, even if it meant less attention from her teacher.
Öğretmenden daha az ilgi görecek olsa da **yağcı** olmayı reddetti.
I can’t stand that guy—he’s such a toady to management.
O adamdan hiç hoşlanmıyorum—yönetimin yanında tam bir **yağcı**.
Whenever there’s a guest, he turns into a total toady.
Ne zaman misafir gelse, hemen tam bir **yağcı**ya dönüşüyor.
If you want honest feedback, don’t ask a toady—they’ll just tell you what you want to hear.
Dürüst geri bildirim istiyorsan bir **yağcı**ya sorma—sadece duymak istediğini söyler.