"tight spot" in Turkish
Definition
Çözüm bulmanın veya kurtulmanın zor olduğu zor bir durumdur.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada yaygındır; 'zor durumda olmak', 'zor durumdan çıkmak' gibi kalıplarla sıkça kullanılır. Genelde geçici ve acil problemlerde kullanılır.
Examples
I'm in a tight spot because I lost my wallet.
Cüzdanımı kaybettiğim için **zor durumda**yım.
She helped her friend out of a tight spot.
O, arkadaşının **zor durumdan** kurtulmasına yardım etti.
Getting stuck in traffic made me late and put me in a tight spot at work.
Trafikte kalınca geç kaldım ve işte **zor durumda** kaldım.
We’re in a tight spot—can you lend us a hand?
**Zor durumdayız**—bize yardım eder misin?
He always finds a way out of a tight spot, no matter what.
O, ne olursa olsun, her zaman **zor durumdan** bir çıkış yolu bulur.
If you ever find yourself in a tight spot, just give me a call.
Eğer bir gün **zor durumda** kalırsan, bana mutlaka ara.