"thrumming" in Turkish
Definition
Sürekli, düşük ve titreşimli bir ses; makinelerden, böceklerden veya enstrümanlardan çıkabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle arka plan seslerini (makine, böcek, motor) veya bir ortamın enerjisini betimler. Teknikten ziyade betimleyici, şiirsel bir ifadedir.
Examples
Her fingers created a soft thrumming on the guitar.
Parmakları gitarda yumuşak bir **titreşim** yarattı.
There was a low thrumming under my feet as the subway passed.
Metro geçerken ayaklarımın altında düşük bir **uğultu** vardı.
The festival was thrumming with excitement all night.
Festival tüm gece boyunca heyecanla **vızıldıyordu**.
My heart was thrumming after the scary movie.
Korku filminden sonra kalbim **uğulduyordu**.
The engine's thrumming filled the garage.
Motorun **uğultusu** garajı dolduruyordu.
I heard bees thrumming outside the window.
Pencereden dışarıda arıların **vızıldaması**nı duydum.