"throw into sharp relief" in Turkish
Definition
Bir şeyi, genellikle başka bir şeyle karşılaştırılarak, çok net ve belirgin hale getirmek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok akademik veya eleştirel tartışmalarda, resmi bağlamlarda kullanılır; basitçe 'vurgulamak'tan daha güçlü bir vurgu ve zıtlık içerir.
Examples
The bright sunlight threw the mountain into sharp relief.
Parlak güneş ışığı **dağı keskin bir şekilde ortaya koydu**.
The new law threw into sharp relief the problems in the system.
Yeni yasa **sistemdeki sorunları keskin bir şekilde ortaya koydu**.
Her sudden illness threw her health into sharp relief.
Onun ani hastalığı **sağlığını keskin bir şekilde ortaya koydu**.
The economic crisis really threw into sharp relief the gap between rich and poor.
Ekonomik kriz, zenginlerle fakirler arasındaki farkı **keskin bir şekilde ortaya koydu**.
Her kindness was thrown into sharp relief by his selfishness.
Onun nezaketi, onun bencilliğiyle **keskin bir şekilde ortaya çıktı**.
The floodlights threw the statue into sharp relief against the night sky.
Projektörler, heykeli gece gökyüzüne karşı **keskin bir şekilde ortaya çıkardı**.