"throb" in Turkish
Definition
Güçlü ve düzenli bir ritimde atmak veya sarsılmak; genellikle ağrı ya da kalp atışı için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
En sık ağrı ('zonklayan ağrı') veya kalp atışı için kullanılır. Sıradan titreşim veya hafif hareketler için kullanılmaz.
Examples
My head throbs when I have a fever.
Ateşim olduğunda başım **zonkluyor**.
I can feel my heart throb in my chest.
Kalbimin göğsümde **zonkladığını** hissedebiliyorum.
The music made the floor throb under my feet.
Müzik ayaklarımın altındaki zemini **zonklattı**.
My finger is throbbing after I slammed it in the door.
Parmağım kapıya sıkışınca **zonklamaya başladı**.
She felt her heart throb with excitement before stepping on stage.
Sahneye çıkmadan önce kalbinin heyecandan **zonkladığını** hissetti.
The wound began to throb more as the night went on.
Gece ilerledikçe yara daha çok **zonklamaya** başladı.