"thrash" in Turkish
Definition
Bir şeyi defalarca ve sert biçimde vurmak ya da şiddetle sağa sola hareket ettirmek anlamına gelir. Spor terimi olarak rakibi ağır farkla yenmek de demektir.
Usage Notes (Turkish)
Fiziksel şiddetli hareketlerde ve sporda ezici üstünlükle galibiyet anlamında kullanılır. ‘thrash around’ gibi deyimsel kullanımlara dikkat. 'trash' ile karıştırmayın.
Examples
He began to thrash the water with his arms.
Kollarıyla suyu **sallamaya** başladı.
The child started to thrash around on the floor.
Çocuk yerde **sağa sola dönercesine sallanmaya** başladı.
Our team will thrash them in the next match.
Takımımız bir sonraki maçta onları **ezici üstünlükle yenecek**.
He thrashed his head from side to side in pain.
Acıdan başını sağa sola **salladı**.
She thrashed her opponent in the finals, winning 6-0, 6-1.
Finalde rakibini **ezici bir şekilde yendi**, 6-0, 6-1 kazandı.
The fish thrashed wildly as it was pulled from the water.
Sudan çıkarılınca balık şiddetle **çırpındı**.