아무 단어나 입력하세요!

"the breaking point" in Turkish

kırılma noktası

Definition

Bir kişi ya da şeyin daha fazla dayanamayacağı, artık normal şekilde devam edemeyeceği sınır veya an.

Usage Notes (Turkish)

İnsanlar, nesneler ve durumlar için kullanılabilir. 'Kırılma noktasına gelmek', 'kırılma noktasında' gibi kalıplarda sık geçer.

Examples

She felt she was at the breaking point after a long week of work.

Uzun bir haftanın ardından kendini **kırılma noktasında** hissetti.

The team reached the breaking point during the heated argument.

Takım hararetli tartışma sırasında **kırılma noktasına** ulaştı.

If you keep bending it, the stick will hit the breaking point.

Onu bükmeye devam edersen, çubuk **kırılma noktasına** gelir.

After endless delays, my patience finally reached the breaking point.

Sonsuz gecikmelerden sonra sabrım nihayet **kırılma noktasına** ulaştı.

You can push people only so far before they hit the breaking point.

İnsanları ancak bir yere kadar zorlayabilirsiniz; sonrasında **kırılma noktasına** gelirler.

Right now, the city's transportation system is at the breaking point.

Şu anda, şehrin ulaşım sistemi **kırılma noktasında**.