"thankless" in Turkish
Definition
Çaba harcansa bile kıymeti bilinmeyen, takdir edilmeyen iş veya görevler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla "karşılıksız iş", "takdir edilmeyen görev" şeklinde geçer; yapılan emeğin görülmediği yerlerde kullanılır.
Examples
Cleaning the streets is often a thankless task.
Sokakları temizlemek genellikle **karşılıksız** bir iştir.
Being a referee is often a thankless job.
Hakemlik genelde **karşılıksız** bir iştir.
She did many thankless chores around the house.
Evde birçok **karşılıksız** iş yaptı.
Parenting young kids is hard—so much of it is thankless work.
Küçük çocuk yetiştirmek zordur— bunun çoğu **karşılıksız** bir iştir.
Why take on such a thankless task if nobody will notice your effort?
Kimse emeğini fark etmeyecekse, neden böyle bir **karşılıksız** görevi üstlenesin ki?
He left the thankless position for something more rewarding.
O, **karşılıksız** pozisyondan ayrılıp daha tatmin edici bir iş buldu.